KEÇİ IRKLARI:
Yazan: Yonetim 25 Aralık 2008
Kategori: SAANEN KEÇİ BESİCİLİĞİ
SAANEN: Ülkemizde sütçü keçilerin ıslahında kullanılmış İsviçre kökenli bir ırktır. Canlı ağırlıkları keçilerde 50 Kg. Tekelerde 65–70 Kg. Dolayındadır. Mera ve çevre koşulları iyi olduğu ortamlarda 280 gün sağılır. Süt verimleri 700 kg. civarındadır. Döl verimleri yüksek olup, ikiz ve üçüz doğum oranları fazladır.
Saanen keçileri Kilis melezi keçilerle melezlenerek ( % 75 Saanen* %25 Kilis ) Beyaz ya da krem renginde olan akkeçiler elde edilmiştir. Akkeçiler 290 gün sağılmakta 800 Kg. Civarında süt vermektedir.
NUBYA: Sudan’dan getirilmiş ülkemizdeki Kilis keçilerinin kökeni bu keçilerdir. Renkleri siyah, sarı, alaca olabilmektedir. Keçiler 35 kg. Tekeler 55 kg. ağırlığındadır. Bu keçilerin döl verimleri yüksek olup, doğumdan sonra 10 ay sağılabilen Nubya keçileri 850–900 kg. Süt vermektedir.
MALTA KEÇİSİ: Nubya keçisi ile İspanyol mursiye keçisinin melezlemesi sonucu elde edilmiştir. Renkleri beyazdan siyaha kadar değişir. Altı ay süren laktasyon boyunca 400–500 kg. Süt vermektedir. Döl verimleri yüksek olup, bir doğumda 2–3 hatta 4–5 yavru vermektedirler.
KIL KEÇİSİ: Uzun süreden beri Anadolu’da yetişmekte olup, iklim ve çevre şartlarına uyum sağlamış, hastalık ve kötü çevre koşullarına dayanıklı, zayıf meralardan yararlanabilen kanaatkâr hayvanlardır.
Renkleri genelde siyah olmakla birlikte kahverengi, kurşuni, açık sarı ve sarımsı hatta beyaz renkli olanlara rastlanır. Canlı ağırlıkları dişilerde 45 tekelerde 55 kg. dolayındadır.
Kıl keçileri 180–200 gün sağılır ve 70–100 kg. Süt verirler. 500–1000 gram kıl verimleri vardır. Son zamanlarda yapılan besi denemesinde kıl keçilerinin gelişme hızının oldukça yüksek olduğu ortaya çıkmıştır
ANKARA KEÇİSİ: Ülkemizde kara ikliminin hâkim olduğu 800 metreden yüksek kuru ve yağışı az olan Orta Anadolu’da yetişmektedir. Ayrıca Mardin ve Siirt dolaylarında da yetişmektedir.
Renkleri genelde beyaz olup, Mardin ve Siirt’te siyah, kurşuni, sarı ve bej renkli Ankara keçilerine rastlanmaktadır. Bu bölgede boyamaya ihtiyaç duymadan doğal renkte battaniye gibi ürünler yapılabilmektedir.
Tiftik verimleri yaşa göre değişmekle birlikte dişilerde 1,5–2 kg. Tekelerde 3–4 kg. olmaktadır. Ankara keçisinin etleri kıl keçisine oranla daha lezzetli ve kalitelidir. Ayrıca kıl keçilerinde görülen koku bu keçilerde görülmez. Besiye alındığında randıman % 46–50 arasında olmakta sütü düşük olmasına rağmen oğlakların emdiğinden başka 20–25 kg. Süt vermektedirler.
KİLİS KEÇİSİ: Hatay, Gaziantep ve Urfa dolaylarında yetişen bu ırk Şam keçileri ile kıl keçilerinin melezlenmesi ile ortaya çıkmıştır. Sayıları tahminen 100 bin dolayında olup, vücut rengi genelde siyahtır. Ayrıca kırmızımtırak, beyaz ve gri lekeli olanlara rastlanır. Kulakları uzun ve sarkıktır.
Süt verimleri 200–350 kg. Sütteki yağ % 4,7 kıl verimi 500 gram dolayındadır. 100 keçiden 120–160 oğlak alınabilmektedir.
KEÇİ SÜTÜ, ANNE SÜTÜ GİBİ
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hayri Coşkun, yeni doğan bebeklerin anne sütü alamadığı dönemlerde ihtiyaç duyacağı bazın besin elementlerini keçi sütünden alabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Coşkun, yaptığı açıklamada, keçi sütünün protein benzerliği açısından anne sütüne yakın olduğunu belirterek keçi sütünde alerji yapan proteinlerin oranının düşük ya da sıfıra yakın olduğunu bildirdi.Yeni doğan bir bebeğin doğum ağırlığının iki katına çıkabilmesi 180 gün geçmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, ”Bu süre keçilerde 19 gündür. Çünkü anne sütünde yüzde 1,6 protein olduğu halde keçi sütünde bu oran 4,3′tür” dedi.
Keçi sütünün yağ kürecik çapının, inek sütüne göre oldukça düşük olduğunu vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:
”Yağ kürecik çapı keçi sütünde 1 mikronsa inek sütünde 17-18 mikrondur, insan midesinde daha yumuşak pıhtı yapar. Bu açıdan, çocuklar ve midesi zayıf veya hassas olanlar için daha uygundur, sindirilmesi kolaydır. Keçi sütünde alerji riski daha düşüktür. Bu nedenle keçi sütü, inek sütüne göre anne sütüne daha yakındır. Keçi sütündeki yağ, inek sütündeki gibi topaklanıp üstte birikmez. Bu da sindirimi, absorbsiyonu kolaylaştırmaktadır. Keçi sütü doğal homojenizedir.”
KALSİYUM ORANI ANNE SÜTÜNDEN 4 KAT FAZLA
Hiçbir gıda maddesinin tek başına insanı besleyecek güçte olmadığını vurgulayan Coşkun, ”Ancak yeni doğan bebek, anne sütü alamadığı ve çocukluk gelişimi dönemlerinde ihtiyaç duyacağı bazı besin elementlerini rahatça keçi sütünden alabilir” dedi.
Coşkun, keçi sütünün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından da anne sütüne yakın olduğunu bildirdi.
FOLİK ASİT EKSİKLİĞİ VE KANSIZLIK RİSKİ
Her türün sütünün, kendi yavrusu için en uygun ve mükemmel süt olduğunu ifade eden Coşkun, şöyle devam etti:
”Hiç bir şey anne sütünün yerini tutamaz. Sadece, keçi sütünün bazı özellikleri anne sütünden iyi. Ancak hiç bir gıda başlı başına her derde deva değildir. Keçi sütünün de eksik yönleri vardır. Folik asit bakımından eksiktir. Bu bir vitamindir eksik alınırsa, gelişim bozukluğu ortaya çıkar. Ayrıca vitamin D açısından da geridedir.
Bu, yegane bir besin değildir. Bebek, sadece keçi sütüyle beslenirse kansızlık ortaya çıkar. Demir, bakır, folik asit ve vitamin B12 eksikliği kansızlığa sebep olabilmektedir.”
KEÇİ, İNEK VE ANNE SÜTÜNÜN KARŞILAŞTIRILMASI
Prof. Dr. Hayri Coşkun’un verdiği bilgiye göre, keçi, inek ve anne sütünün 100 gramında bulunan bileşenler şöyle:
|
Bileşen/100g |
Keçi sütü |
İnek sütü |
Anne sütü |
|
Kurumadde |
13 |
12.1 |
13 |
|
Protein (g) |
3.6 |
3.3 |
1.0 |
|
Yağ (g) |
4.2 |
3.3 |
4.4 |
|
Karbonhidrat (g) |
4.5 |
4.7 |
6.9 |
|
Kalori (mg) |
69 |
61 |
70 |
|
Fosfor (mg) |
111 |
93 |
14 |
|
Kalsiyum (mg) |
134 |
119 |
32 |
|
Magnezyum (mg) |
14 |
13 |
3 |
|
Demir (mg) |
0.04 |
0.05 |
0.03 |
|
Çinko (mg) |
0.30 |
0.38 |
0.17 |
|
Sodyum (mg) |
50 |
49 |
17 |
|
Potasyum (mg) |
204 |
152 |
51 |
|
Vitamin A (IU) |
185 |
126 |
241 |
|
Tiamin (mg) |
0.05 |
0.04 |
0.014 |
|
Vitamin B6 (mg) |
0.05 |
0.04 |
0.01 |
| Kaynak: Diyet Haber 01.06.2007 |
İNEK, KOYUN VE KEÇİ SÜTÜ ARASINDAKİ FARKLAR
Yazan: admin 14 Aralık 2008
Kategori: SAANEN KEÇİ BESİCİLİĞİ
İnek sütünün bileşimi başta ırk olmak üzere çeşitli faktörlerin etkisi altında değişiklik göstermektedir. İnek sütünün kurumaddesi %10.5 - %14.5, yağ oranı %2.5 - %6, laktoz oranı %3,6 -%5,5, protein oranı %2,9 - %5 ve mineral madde oranı %0,6 - %0,9 arasında; bileşimine bağlı olarak asitliği 6,2 - 8,9 SH ve yoğunluğu 1,028 - 1,039g/ml arasında değişmektedir. İnek sütü bileşimindeki protein, laktoz ve yağ dışındaki maddeler miktar açısından önemli değildir. Ancak fonksiyonları açısından büyük önemi vardır.
Bileşimindeki proteinli maddelerin yaklaşık %80′i kazeinden oluştuğu için, kazeinli sütler gurubuna dahildir. Kurumaddesinin yüksek olması nedeniyle sahip olduğu kalori değeri de yüksektir. Rengi inek sütüne oranla daha beyazdır. Doğal asitliği daha yüksektir ve sonradan oluşan asitlik biraz yavaş gelişmektedir. Kendine özgü nispeten ağır bir tadı ve kokusu vardır. Bundan dolayı içme sütü için uygun değildir. Buna karşın kazein oranının yüksek olması nedeniyle peynir ve yoğurt üretiminde, yağ oranı yüksek olduğu için de tereyağı üretiminde tercih edilmektedir.
Koyun sütü yağının lesitin miktarı daha fazladır ve riboflavin açısından zengindir. İnek sütüne göre daha fazla miktarda amino grup asit içermektedir. C vitamini ve nikotinik asit açısından inek sütüne oranla daha fakirdir. Kurumadde ve yağ oranı daha yüksek olduğundan sindirimi inek sütüne göre daha güçtür.
Bileşimindeki proteinli maddelerin yaklaşık %75′i kainden oluştuğu için, kazeinli sütler gurubuna dahildir. Karoten miktarı düşük olduğu için inek sütüne göre daha beyazdır. Keçi sütünün titrasyon asitliği 6,4 -10 SH ve yoğunluğu 1,028 -1,41 g/ml arasındadır. Keçi sütünün kurumaddesi %13 -%14 arasında değişir. Bunun %4,5′i yağ, %3,2’si protein, %4,1′i laktoz, %0,8′i mineral madde olarak bulunmaktadır.
Kaynak : Süt ürünleri.com
KEÇİ SÜTÜ ÖRÜMCEK İPEĞİ OLDU
ABD’nin Natick kentindeki Askeri Biyolojik Kimyasal Komuta Merkezi ve Kanada’nın Quebec kentindeki Nexia Biyoteknoloji Şirketi’nde görevli bilim adamları, memeli hayvanlardan alınan hücrelere, örümcek ipeği yaratan geni ekleyerek, söz konusu hayvanların sütünde ipek üretti. Memeli hücrelerinde üretilen örümcek ipeğinin, örülmesi için de bir yol bulan bilim adamları, elde edilecek maddeden kurşungeçirmez yelek ya da sağlam ameliyat ipliği yapımında yararlanmayı planlıyor.
Kaynak : Akşam online / 19 Ocak 2002
SAANEN SÜT KEÇİ YETİŞTİRİCİLİĞİ
Yazan: Prof.Dr.M.Mustafa OGAN 03 Aralık 2008
Kategori: YAZILAR
Keçi insanoğlunun ilk olarak evcilleştirdiği hayvanlardan birisidir. M.Ö. 10–11 yy’da Ortadoğu’da evciltildiği düşünülmektedir. Kısmen kurak, subtropik veya dağlık alanlarda yetiştirilir. Dünya genelinde 460 milyon baş keçi mevcut olup bunlardan yılda 4.5 milyon ton süt, 1.2 milyon ton et elde edilmekte ayrıca tiftik, kaşmir ve deri elde edilmektedir. Dünya keçi varlığının büyük bir kısmı (%89) en geri kalmış ülkelerin bulunduğu Asya ve Afrika’da bulunmasına karşın hem hayvancılığı hem de genel gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde düşük sayılarda keçi varlığı bulunmaktadır.
Keçi yetiştiriciliği Türkiye’de ekonomik ve sosyal açıdan önemli bir hayvan yetiştiricilik koludur. Özellikle orman içi ve kenarında yerleşmiş halkın, Tiftik keçisi yetiştiren Orta Anadolu köylülerinin ve süt keçisi yetiştiren dar gelirli ailelerin önemli geçim ve besin kaynağıdır. Keçi yetiştiriciliğinin diğer bir özelliği de, başka hiçbir şekilde değerlendirilemeyen dağlık, fundalık ve taşlık araziler ile fakir meraları, süt ve et gibi verimlere dönüştürmesidir.
Türkiye’de yetiştirilen küçük baş hayvan varlığının % 20,2’sini ( 7.2 milyon ) keçiler oluşturmaktadır. Bu keçi sayısı ile Türkiye dünyanın en çok keçi yetiştirilen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak bu keçi varlığının % 94,5 ‘ini verimleri genellikle düşük olan Kıl keçileri oluşturmaktadır. Bu keçiler ormanlarımızın yegane tahripçisi olarak görülmüş ve sayılarının azaltılması için devlet plan ve programlarına konuyla ilgili maddeler konmuştur. Bununla birlikte sayıları 17 milyon baş olan Kıl keçi varlığı 6.8 milyon başa kadar gerilemiş, ancak çalışmalar çeşitli nedenlerden dolayı tam olarak başarıya ulaşamamıştır. Kıl keçileri yetiştirildiği bölgelerin bir çoğunda halkın yegane geçim kaynağıdır ve bu bölgelerde doğal koşullar başka hayvancılık çalışmalarına olanak vermeyecek bir yapı arz eder.
Keçi yetiştiriciliğin dışlanmasına karşın, Türkiye’nin yıllık toplam kırmızı et üretiminin % 4,4 ‘ü ( 21.394 ton ) ve toplam süt üretiminin % 2.3 ‘ü ( 220.000 ton ) keçi yetiştiriciliği kolundan sağlanmaktadır. Ayrıca bu yetiştiricilik kolundan yılda 2.697 ton kıl, 421 ton tiftik ve 1.2 milyon adet deri üretilmektedir.
Türkiye’de sayıları giderek azalan Tiftik keçileri ve az sayılarda yetiştirilen ancak gelecek vadeden süt tipi keçiler genellikle ormanlık alanlardan uzakta ve kontrollü (entansif) koşullar altında yetiştirildiklerinden ormanlara zarar vermeleri söz konusu değildir.
Türkiye’de yaygın olarak yetiştirilen Kıl ve Tiftik keçilerinden başka, küçük popülasyonlar halinde yetiştirilen Kilis, Malta (Maltız), Halep, Gürcü ve Abaza keçileri yetiştirilmektedir. Ayrıca 1960 yıllardan itibaren ithal edilen sütçü keçi ırklarından Saanen, Toggenburg ve Alman Beyaz Keçiler gerek saf yetiştirmek için, gerekse Kıl keçilerin ıslahı için getirilmiştir.
Prof. Dr. M. Mustafa OĞAN
Uludağ Üniversitesi
Veteriner Fakültesi Dekanı
NEDEN KEÇİ SÜTÜ?
Yazan: Prof.Dr.M.Mustafa OGAN 02 Aralık 2008
Kategori: YAZILAR
Saanen sütçü keçi ırkları diğer hayvan türlerine göre bazı avantajlara sahiptir. Bunlar;
- Oransal süt verimi ( Canlı ağırlığa göre ) çok yüksektir. 50 kg canlı ağırlığa sahip bir süt keçisi kendi ağırlığının en az 10–15 katı süt verebilir. Normal besleme koşullarında Saanen gibi sütçü keçiler 700–1000 kg süt verirken, çok iyi koşullarda beslenen iyi bireyler 3000 kg üzerinde süt verebilmektedir.
- Süt keçileri diğer hayvanlara oranla daha az para ile satın alınabilir. İnekle karşılaştırılırsa 1:20’dir. Kısaca keçi inekten 20 kat daha ucuzdur.
- Süt keçileri, her türlü ekonomik ve ekolojik koşulda, evde, bağ ve bahçede, çölde ve tropik koşullarda yetiştirilebilir. Tropik ve subtropik bölgelerin aranan hayvanıdır. Adaptasyon yetenekleri çok yüksektir.
- Ham selülozlu yemleri çok iyi sindirir. Bu özelliği koyun ve sığırdan üç kat daha fazladır.
- Sığırla karşılaştırıldığında üremesi kolay, gebelik süresi kısa ve döl verimi yüksektir. Jenerasyon aralığı çok kısadır. Optimal çevre koşullarında bir batında ortalama iki oğlak verirler.
- Süt keçilerinin önemli bir özelliği de erken gelişmeleridir. Entansif bakım ve besleme koşullarında ilk yavrusunu 12 aylıkken yapar. Diğer bir değişle keçi 7aylık yaşta tohumlanabilir.
- Diğer çiftlik hayvanlarına oranla hastalıklara ve kötü çevre koşullarına daha dayanaklıdır.
- Keçi ağız yapısından dolayı fundalık, makilik ve çalılıktan en iyi şekilde yararlanarak karnını doyurabilir.
- Sevk ve idaresi, bakılıp beslenmesi ve sağılması çok kolaydır. Yaşlılar, kadınlar ve gençler keçiye bakabilir.
Keçi sütünün diğer sütlerden ayrılan bazı özellikleri vardır. Bunlar;
- Keçi sütü, inek sütü gibi içimlik süt olarak tüketilebilme özelliğine sahiptir.
- Keçi sütünde, daha fazla miktarda küçük yağ globülleri vardır. Ayrıca keçi sütü yağı doğal olarak hemojenize özelliğine sahiptir. Bu özellikleri ile keçi sütünün sindirilmesi daha yüksektir. Bu durum keçi sütünü, sindirim sistemleri tam olarak gelişmemiş bebeklerin ve yaşlıların beslenmesinde önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
- Bunların yanında keçi sütü prematüre bebeklerin beslenmesinde intestinal, koroner hastalıkların tedavisinde önem taşır.
- Keçi sütü proteinleri diğer memeli sütlerinde bulunan amino asit komposizyonları bakımından çok belirgin farklılıklar gösterir. Bu durum özellikle inek sütüne alerjisi olan bebeklerin beslenmesinde keçi sütünü alternatif besin maddesi olarak devreye sokmaktadır.
- Keçi sütünün yüksek fosfor içeriği, yeterince et ve balık tüketmeyen toplum kesimlerinin beslenmesinde önem taşır.
- Annesi ölmüş tay ve köpek yavruları için ideal bir besin maddesi özelliği taşır.
Keçi sütü bu özellikleri yanında peynir, süt tozu ve tereyağına işlenmekte ayrıca yoğurt üretiminde kullanılmaktadır. Dünyada yapılan en eski ve en ilkel peynir olan‘Kishle’ adı peynir ( Arabistan’da) keçi sütünden yapılan peynirdir. Diğer taraftan günümüzde dünyada en pahalı peynir de yine keçi sütünden yapılan Crottin de Chavignal olup Fransa’da üretilmektedir. Peynir çeşitleri bakımından Fransa’da sadece keçi sütü kullanılarak yapılan Camambert tipi ve Roquefert tipi peynirler başta olmak üzere diğer birçok keçi sütü peyniri piyasada en çok aranan peynirlerdir.
Dünyanın birçok ülkesinde keçilerin ıslahında en çok kullanılan sütçü ırklar daha çok İsviçre keçi ırklarıdır. Genellikle sütçülük özellikleri ön planda olan bu ırkların başında Saanen gelir.
Prof. Dr. M. Mustafa OĞAN
Uludağ Üniversitesi
Veteriner Fakültesi Dekanı
SAANEN KEÇİ
Yazan: Prof.Dr.M.Mustafa OGAN 02 Aralık 2008
Kategori: YAZILAR
İsviçre’nin Saanen vadisinde geliştirilmiş ve dünyada en çok tanınan sütçü keçilerden birisidir. Dağlık bir bölgede ve sert iklim koşulları altında geliştirilmiş olduğundan, sağlam konstitüsyonlu bir hayvandır. Anavatanı olan İsviçre’nin dışında A.B.D.; İngiltere, Almanya; Fransa, İsrail, Yeni Zelanda, Avustralya ve bir çok ülkede de yetiştirilmektedir. Genellikle aile işletmelerinde 5–10 başlık gruplar halinde yetiştirilir. Bunun yanında daha büyük popülasyonlar halinde entansif bakım ve besleme koşullarında da yetiştirilmektedir.
Fenotipik Özellikleri;
Vücut düz beyaz renkli kısa, sert ve parlak kıllarla kaplıdır. Deri pembe renkte olup meme, ağız ve kuyruk çevresinde siyah renkli pigmentler taşır. Kıllarda ise renk pigmenti arzu edilmez. İnce, zarif ve yandan bakıldığında iç bükey görünümünde bir baş yapısına sahiptir. Tekelerde kuvvetli sakal vardır. Erkek ve dişiler genellikle boynuzsuzdur. Dişi Saanen keçilerde boyun altında bir çift küpe bulunur. Yandan bakıldığında, beden göğüsten sağrıya doğru gidildikçe genişler. Memeler çok iyi gelişmiştir.
Cidago yüksekliği ortalama; Tekelerde 80–95 cm
Keçilerde 75–85 cm
Canlı ağırlık ortalama; Tekelerde 75 kg
Keçilerde 50–55 kg
Verim Özellikleri;
Saanen keçisi süt üretimi yönüyle özelleşmiş bir keçi ırkıdır. Laktasyon süre 250–300 gün arasında değişmekte olup ortalama 280 gündür. Laktasyon süt verimi ise 700–1000 kg arasında değişmekte olup ortalama 850 kg’dır. İyi bakım ve besleme koşullarında bu verim 1000 kg üzerine çıkabilmektedir. Avustralya’da yetiştirilen bir Saanen keçisi 365 günde 3500 kg süt vererek dünya rekoruna sahiptir. Üstün süt verimleri yanında yemden yararlanma yetenekleri de oldukça yüksektir.
Saanen keçileri hızlı bir gelişme gösterirler ve erken çağda (5–7 ay) eşeysel olgunluğa erişirler. Genel olarak iyi bakım ve besleme koşullarında ergin çağ canlı ağırlığının % 70-75’ine ulaştığı 7–8 aylık yaşta tohumlanabilir. Keçiler genellikle mevsime bağlı kızgınlık gösteren poliöstrik hayvanlardır. Kızgınlık siklusu uzunluğu 18–22 gün olup ortalama 21 gündür. Kızgınlık süresi ortalama 22 saattir. Saanen keçilerde döl verimi yüksek olup bir batındaki oğlak sayısı ortalama 1.8–2.0 arasında değişmektedir. Gebelik süresi ırka, yaşa, doğum tipi ve oğlağın cinsiyetine göre değişmekle birlikte 144 gün ile 157 gün arasındadır, bu süre ortalama olarak 5 ay kabul edilir.
Prof. Dr. M. Mustafa OĞAN
UludağÜniversitesi
Veteriner Fakültesi Dekanı




