KEÇİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIM VE YÖNETİM

Yazan: Yonetim 06 Şubat 2009  
Kategori: SAANEN KEÇİ BESİCİLİĞİ

 

 

Bakım ve yönetimin iyi kavranabilmesi için çeşitli çağ ve cinsiyetteki keçilere verilen adların bilinmesi faydalı olacaktır. Bu terimler yöreden yöreye değişmektedir.

 

 

 

  • OĞLAK: Doğum-6 ay yaşta bulunan erkek ve dişi keçi yavrularına denir.
  • ÇEPİÇ: 7 Aydan l yaşma kadar olan erkek ve dişi keçilere denir.
  • SEİS: 1 yaşından 2 yaşına kadar olan erkek keçilere denir.
  • GEZDAN: l yaşından 2 yaşına kadar olan dişi keçilerdir.
  • ANAÇ KEÇİ: 2 Yaşından büyük ve yavrulamış dişi keçilerdir.
  • TEKE: 2 Yaşından büyük ve aşımda kullanılan erkek keçilere denir.
  • ERKEÇ: 2 Yaşından büyük ve elenmiş erkek keçilerdir.

    KEÇİLERDE ÇİFTLEŞME NE ZAMAN YAPILMAKTADIR?

              Keçilerde koyunlar gibi mevsime bağlı kızgınlık gösteren hayvanlardır. Sonbaharda günü ışıklı sürelerinin, ışık yoğunluğunun ve hava sıcaklığının düşmesi ile kızgınlık gösterirler.
              Teke Katım Zamanı; Keçilerin kızgınlık göstermesine, yeme, meraya ve pazarlama koşulları dikkate alınarak teke katımı yapılmalıdır. Aşım genellikle sonbaharda yapılır ve 1,5-2 ay sürer. Serbest aşımda teke başına 30-35 dişi, elde aşımda 60-90 dişi hayvan hesaplanmalıdır.

    GEBELİK DÖNEMİNDE KEÇİLERİN BESLENMESİ

              Gebeliğin başlarında keçilerde şok etkisi olan davranışlardan kaçınılmalıdır. Gebeliğin son iki ayında ise hacimli ve sulu yemler yerine yüksek proteinli yoğunlaştırılmış yemler ve iyi kaliteli kuru çayır otu veya yonca otu vermek gerekir. Keçilerin düzenli olarak meraya çıkartılması ve gerekli hareket imkânının verilmesi zorunluluğu unutulmamalıdır, imkânımız varsa gebe keçileri diğerlerinden ayrı olarak işletme merkezine yakın yerlerde otlatmalıyız.
              Doğum yaklaştıkça keçilere gösterilen özen daha çok arttırılmalıdır. Doğum yatarak olabileceği gibi ayakta da olabilir. Normal doğumda müdahale etmeden olayı seyretmek en doğru yoldur. Şayet herhangi bir zorluk varsa doğuma yardım edilmelidir.

    DOĞUMDAN SONRA OĞLAKLARIN BAKIM VE BESLENMESİ

              Doğumdan sonra oğlakların ağız ve burunlarım temizleyerek rahat nefes almaları sağlanmalıdır. Göbek kordonu 3-4 parmak aşağıdan kesilerek tentürdiyot dökülmelidir.
              Yeni doğan oğlaklara ilk 3-5 gün ağız sütü verilmelidir. Daha sonra oğlaklar ya anasının yanına bırakılarak doğal emzirme; ya da biberon ve kova ile yapay emzirme uygulanır. Yapay emzirmede sütün ısısına dikkat edilmelidir.           Sütün ısısı 35-38 c° olmalıdır. Oğlaklara verilecek süt yarım kilodan başlayarak 1,5-2 kg.a kadar çıkabilir. Ayrıca oğlaklara doğumdan birkaç gün sonra iyi kalitede kuru ot ve kesif yem verilmelidir. Süt içirme dönemi l O-12 hafta sürer.
              İlk altı ayda normal büyüyen oğlaklar günde 110-200 gram ağırlık artışı olmaktadır, bu dönemde düzenli süt içirilmesinin yanında kaba ve kesif yemin büyük yararları vardır. Bu yemler rumen gelişimi için önemlidir. 15 günlükten sonra yalama taşları konmalı oğlaklar yeşil yem yeme ve hava almak için yakın meralara çıkarılmalıdır.
              Oğlaklarda doğumun ilk aylarında beslenmenin yanı sıra zorunlu bazı bakım işleri vardır. Bunlar numaralama, kastrasyon tırnak bakımı ve boynuz ve koku bezlerini köreltme işleridir. Şayet boynuz ve koku bezleri köreltilecekse doğumdan 3-4 gün sonra boynuz düğmeleri üzerindeki kıllar kontrol edilir. Düzgün değilse hayvanın boynuzlu olduğu anlaşılır. Buraya sodyum veya potasyum hidroksitli çubuk sürülerek veya dağlayarak boynuz köreltilmelidir.  Boynuzdan sonra daha üstte bulunan koku bezleri de dağlanmalıdır.Böylece erkek hayvanların aşımda koku yapmaları engellenmiş olur.

    ERGİN KEÇİLERİN BESLENMESİ

              Keçiler diğer hayvanlara göre yem kaynaklarından daha iyi yararlanırlar. Sütçü keçiler gebeliğin ilk yansında eğer sağılmıyorsa sadece mera ve bir miktar kuru otla yetinebilir. Ancak gebeliğin ikinci yarısında keçiler hem yavruyu beslemek hem de bir sonraki laktasyona hazırlık yapmak durumundadır. Bunun için kuru ot ve taze otu ek olarak bir miktar kesif yem vermek yararlı olacaktır. Ancak aşırı beslemeden kaçınılmalıdır.
              Doğumu izleyen ilk gün yeni doğum yapmış keçilere verilen kesif yem miktarı azaltılarak aşırı süt akışına engel olmak yerinde olacaktır. Ayrıca keçilerde ani yem değişikliklerinden kaçınılmalıdır. Keçiler yeterli miktarda kaba ve kesif yem sağlanması durumunda yem tüketiminde seçici davranan hayvanlardır. Bu nedenle hayvanın yemi seçmemesi için kıyılarak yedirilmesi gerekmektedir.
    Kaynak: Ziraatci / Hayvan Yet. ve Sağlığı

     

KEÇİ IRKLARI:

Yazan: Yonetim 25 Aralık 2008  
Kategori: SAANEN KEÇİ BESİCİLİĞİ

SAANEN: Ülkemizde sütçü keçilerin ıslahında kullanılmış İsviçre kökenli bir ırktır. Canlı ağırlıkları keçilerde 50 Kg. Tekelerde 65–70 Kg. Dolayındadır. Mera ve çevre koşulları iyi olduğu ortamlarda 280 gün sağılır. Süt verimleri 700 kg. civarındadır. Döl verimleri yüksek olup, ikiz ve üçüz doğum oranları fazladır.
            Saanen keçileri Kilis melezi keçilerle melezlenerek ( % 75 Saanen* %25 Kilis ) Beyaz ya da krem renginde olan akkeçiler elde edilmiştir. Akkeçiler 290 gün sağılmakta 800 Kg. Civarında süt vermektedir.


NUBYA: Sudan’dan getirilmiş ülkemizdeki Kilis keçilerinin kökeni bu keçilerdir. Renkleri siyah, sarı, alaca olabilmektedir. Keçiler 35 kg. Tekeler 55 kg. ağırlığındadır. Bu keçilerin döl verimleri yüksek olup, doğumdan sonra 10 ay sağılabilen Nubya keçileri 850–900 kg. Süt vermektedir.


MALTA KEÇİSİ:
Nubya keçisi ile İspanyol mursiye keçisinin melezlemesi sonucu elde edilmiştir. Renkleri beyazdan siyaha kadar değişir. Altı ay süren laktasyon boyunca 400–500 kg. Süt vermektedir. Döl verimleri yüksek olup, bir doğumda 2–3 hatta 4–5 yavru vermektedirler.


KIL KEÇİSİ:
Uzun süreden beri Anadolu’da yetişmekte olup, iklim ve çevre şartlarına uyum sağlamış, hastalık ve kötü çevre koşullarına dayanıklı, zayıf meralardan yararlanabilen kanaatkâr hayvanlardır.
            Renkleri genelde siyah olmakla birlikte kahverengi, kurşuni, açık sarı ve sarımsı hatta beyaz renkli olanlara rastlanır. Canlı ağırlıkları dişilerde 45 tekelerde 55 kg. dolayındadır.
            Kıl keçileri 180–200 gün sağılır ve 70–100 kg. Süt verirler. 500–1000 gram kıl verimleri vardır. Son zamanlarda yapılan besi denemesinde kıl keçilerinin gelişme hızının oldukça yüksek olduğu ortaya çıkmıştır


ANKARA KEÇİSİ:
Ülkemizde kara ikliminin hâkim olduğu 800 metreden yüksek kuru ve yağışı az olan Orta Anadolu’da yetişmektedir. Ayrıca Mardin ve Siirt dolaylarında da yetişmektedir.
            Renkleri genelde beyaz olup, Mardin ve Siirt’te siyah, kurşuni, sarı ve bej renkli Ankara keçilerine rastlanmaktadır. Bu bölgede boyamaya ihtiyaç duymadan doğal renkte battaniye gibi ürünler yapılabilmektedir.
            Tiftik verimleri yaşa göre değişmekle birlikte dişilerde 1,5–2 kg. Tekelerde 3–4 kg. olmaktadır. Ankara keçisinin etleri kıl keçisine oranla daha lezzetli ve kalitelidir. Ayrıca kıl keçilerinde görülen koku bu keçilerde görülmez. Besiye alındığında randıman % 46–50 arasında olmakta sütü düşük olmasına rağmen oğlakların emdiğinden başka 20–25 kg. Süt vermektedirler.


KİLİS KEÇİSİ:
Hatay, Gaziantep ve Urfa dolaylarında yetişen bu ırk Şam keçileri ile kıl keçilerinin melezlenmesi ile ortaya çıkmıştır. Sayıları tahminen 100 bin dolayında olup, vücut rengi genelde siyahtır. Ayrıca kırmızımtırak, beyaz ve gri lekeli olanlara rastlanır. Kulakları uzun ve sarkıktır.
Süt verimleri 200–350 kg. Sütteki yağ % 4,7 kıl verimi 500 gram dolayındadır. 100 keçiden 120–160 oğlak alınabilmektedir.

İNEK, KOYUN VE KEÇİ SÜTÜ ARASINDAKİ FARKLAR

Yazan: admin 14 Aralık 2008  
Kategori: SAANEN KEÇİ BESİCİLİĞİ

İnek Sütü

İnek sütünün bileşimi başta ırk olmak üzere çeşitli faktörlerin etkisi altında değişiklik göstermektedir. İnek sütünün kurumaddesi %10.5 - %14.5, yağ oranı %2.5 - %6, laktoz oranı %3,6 -%5,5, protein oranı %2,9 - %5 ve mineral madde oranı %0,6 - %0,9 arasında; bileşimine bağlı olarak asitliği 6,2 - 8,9  SH ve yoğunluğu 1,028 - 1,039g/ml arasında değişmektedir. İnek sütü bileşimindeki protein, laktoz ve yağ dışındaki maddeler miktar açısından önemli değildir. Ancak fonksiyonları açısından büyük önemi vardır.

Koyun Sütü
Koyun sütü; protein, yağ ve mineral maddeler açısından zengindir. Bileşimindeki protein ve yağ oranının fazlalığı ile diğer sütlerden ayırt edilmektedir. Kurumadde oranı inek sütünden %50oranında daha fazla olup, yaklaşık %19 civarındadır. Bunun %6 - %8 ‘i süt yağı, %4 -%5′i kazein. %4,5 -%5′i laktoz, %0,5 -%1!i albumin ve %0,9 -%1′i tuzlardan meydana gelmektedir. Koyun sütünün titrasyon asitliği 8–12 SH ve yoğunluğu 1,030 -1,045g/ml arasında değişmektedir.
Bileşimindeki proteinli maddelerin yaklaşık %80′i kazeinden oluştuğu için, kazeinli sütler gurubuna dahildir. Kurumaddesinin yüksek olması nedeniyle sahip olduğu kalori değeri de yüksektir. Rengi inek sütüne oranla daha beyazdır. Doğal asitliği daha yüksektir ve sonradan oluşan asitlik biraz yavaş gelişmektedir. Kendine özgü nispeten ağır bir tadı ve kokusu vardır. Bundan dolayı içme sütü için uygun değildir. Buna karşın kazein oranının yüksek olması nedeniyle peynir ve yoğurt üretiminde, yağ oranı yüksek olduğu için de tereyağı üretiminde tercih edilmektedir.
Koyun sütü yağının lesitin miktarı daha fazladır ve riboflavin açısından zengindir. İnek sütüne  göre daha fazla miktarda amino grup asit içermektedir. C vitamini ve nikotinik asit açısından inek sütüne oranla daha fakirdir. Kurumadde ve yağ oranı daha yüksek olduğundan sindirimi inek sütüne göre daha güçtür.

Keçi Sütü

Bileşimindeki proteinli maddelerin yaklaşık %75′i kainden oluştuğu için, kazeinli sütler gurubuna dahildir. Karoten miktarı düşük olduğu için inek sütüne göre daha beyazdır. Keçi sütünün titrasyon asitliği  6,4 -10 SH ve yoğunluğu 1,028 -1,41 g/ml arasındadır. Keçi sütünün kurumaddesi %13 -%14 arasında değişir. Bunun %4,5′i yağ, %3,2’si protein, %4,1′i laktoz, %0,8′i mineral madde olarak bulunmaktadır.

Keçi sütleri A vitamini bakımından diğer sütlere oranla 2–3 kat daha zengindir. Keçi sütünün yağ globül çapı küçük olduğundan yağının ayrılması zordur ve bu nedenle geç kaymak bağlamaktadır. Yağ globüllerinin küçük olması, yağ ve proteinin daha homojen bir dağılım göstermesi kolay sindirilmesine  neden olur. Keçi sütü fazla miktarda fosfat içermektedir. Et ve balık yeme alışkanlığı olmayan kimselerde fosfat eksiğinin giderilmesinde keçi sütü iyi bir kaynaktır. Mide asitliğini kontrol altında tutması nedeniyle mide rahatsızlığı olan kimselerin keçi sütü içmeleri önerilmektedir. Keçi sütü başta B12 vitamini olmak üzere  bazı vitaminler ile mangan ve demir bakımından fakirdir.

Kaynak : Süt ürünleri.com